Skip to content

Epigrafi: Eski Yunan Yazıtları*

Proje Ekibi ve Danışmanları

Anna M. Sitz

Postdoc, Universität Heidelberg

Mermere ve diğer taşlara kazınmış Eski Yunanca yazıtlar, Chersonnesos’daki antik Karyalıların sözcüklerini doğrudan duymamızı sağlar. Bu metinler politik kararlar, bağış kayıtları, sevilen vatandaşlar veya yabancı dostların onurlandırılması, atletik yarışmalarda başarı kutlamaları, ya da mezar yazıları olabilir. Bu yazıtlar Phoenix’deki toplumu tanımlamak, onu Yunan dünyasının geri kalanına bağlamak, ve tanrılar, komşular, ve aile bireyleri ile iyi ilişkileri korumak için önemliydi.

An itibariyle Phoenix’den otuz iki yazıt yayımlanmıştır. Çoğu kısa mezar yazıları, bazılarıysa politik ve dini konuludur. Metinlerin tarihleri MÖ dördüncü yüzyıldan, Hristiyanlığın geç Roma İmparatorluğu’nda yayılmakta olduğu MS beşinci yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bazıları heykel kaideleri ya da duvar parçaları üzerine, bazılarıysa doğrudan anakayaya kazınmış ve bu yolla peyzajın kalıcı unsurları haline gelmiştir. Bu metinler bize, yazıldıkları dönemde insanların yaşamları, geniş çapta Rodos Peraia’sıyla bağlantıları ve politik, toplumsal, ve kutsal öncelikleri hakkında önemli bilgiler sunar.

Ancak yazıtlar yazıldıkları dönemden sonra da yüzyıllarca – günümüze kadar – önemlerini korumuşlardır. Birçok antik helenistik yazıt, Phoenix’de erken Hristiyan dönemden bir kiliseye, birçoğuysa Taşlıca’da çağdaş evlere entegre edilmiştir. Yazıtların bu “ikinci yaşamları” nadiren epigrafik (yani yazıtlar üzerine) araştırmaların odak noktası olmuştur. PAP, bize bu taşları izole tarihi kayıtlar yerine bir bütün olarak incelemek ve yerel yazıtları, yüzyıllar içerisinde peyzajın ve yerleşim alanının etkin unsurları olarak araştırmak için heyecan verici bir imkan tanır. Bu doğrultuda, PAP Epigrafi projesinin amaçları şunlardır:

1. Halihazırda yayımlanmış yazıtların tespit edilmesi ve belgelenmesi, eski yayınlara kıyasla şuanki korunma durumlarının kaydedilmesi.

2. Proje tarafından açığa çıkarılabilecek yeni yazıtların belgelenmesi, okunması ve yayımlanması. Bu çalışmanın özellikle PAP Kült Projesi için can alıcı yeni veriler sağlaması beklenmektedir. Ayrıca, buluntu yerleri, görünürlük, sonraki yapılarda yapı taşı olarak yeniden kullanım ve fiziksel niteliklere özel ilgi gösterilecektir.

3. Phoenix’deki yazıtların, Antik Çağ’ın yanı sıra Bizans, Selçuk, Osmanlı ve çağdaş dönemlerde toplumdaki rolünü inceleyen “toplumsal tarih”lerinin yazılması. Proje bu sayede Phoenix’deki Sözlü Tarih Araştırmaları ve Kültürel Miras Çalışmaları ile kesişerek, bu yazılı taşların günümüzde bölge halkı tarafından nasıl görüldüğünü aydınlatacaktır. Eski Yunancadan Türkçe ve İngilizceye çeviriler sayesinde bu metinler, daha geniş bir kitle için erişilebilir hale getirilecektir.

Anna M. Sitz, Almanya Heidelberg Üniversitesi’nde Postdoc olarak Yunan tapınaklarındaki yazıtlar hakkında bir proje yürütmektedir. Aslen ABD’li olup, doktorasını 2017’de “Duvardaki Yazı: Yunanistan ve Anadolu’daki Geç Antik Dönem Tapınaklarında Yazıtlar ve Bellek” başlıklı teziyle Pennsylvania Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Bu araştırma epigrafik ve arkeolojik yaklaşımları birleştirerek, antik pagan yazıtların erken Hristiyan dünyasında kullanılmaya devamı ve korunmasını incelemiştir. Sitz, özellikle yazıtların geç Roma İmparatorluğu’nda meydana gelen dini ve toplumsal değişimlerdeki rolü ile ilgilenmektedir. Doktorası esnasında, Atina’da ASCSA (American School of Classical Studies at Athens)’da iki yıl geçirmiş ve Ankara’da ARIT (American Research Institute in Turkey)’de CAORC Akdeniz bursunu kazanmıştır. Phoenix’in yanı sıra, Bizans döneminde Kapadokya üzerine araştırma yapmıştır ve şimdi Karya bölgesindeki Labraunda’da bir ortaçağ Hristiyan mezarlığının kazısını sürdürmektedir. Heidelberg Üniversitesi’nde verdiği derslerle öğrencileri “Geç Antik Çağ’da Paganlık,” “Büyük Konstantin,” ve “Anadolu’da Yunan Kimliği” gibi konularla tanıştırmaktadır.